23nisan2012
Anneme nostalji yaşatalım dedik. Kardeşim araba kiraladı. Ailecek bindik ve eskiden gittiğimiz yerleri gezelim dedik.
Fahrettin Altay meydanından Balçovaya oradanİçmelere gittik. Bir çay molasından sonra Alaçatıya yol aldık. Yoldaki rüzgargüllerini çekmeye çalışınca hafıza doldu uyarısıyla karşılaştım. Kardeşimde araba kullandığı için çekemedik. Dağlar hep rüzgargülleri ile dolmuş.
Alaçatıyı bloglardan okuyordum gezmemiştim. Kardeşim gezmiş hemde gece gezmiş ve çok kalabalıkmış ozaman. Şimdi sakindi yinede araba park edecek yeri zor bulduk. İçine araba sokmuyorlar. Yolları dar.
Temiz bakımlı bir yer Alaçatı.
Herkez turizimle ilgili. Hediyelik eşya satıyorlar
Tarihi binaları restore edip çay kahve ikram ediyorlar. Bir kahve 5lira. Ama güleryüz tatlıdil çok güzel.
Oradan Çeşmeye yol aldık
23Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı törenleri yapılmış ve Atatürk Heykeline çelenkler Konmuş. Bizde Atamıza selam vererek yolumuza devam ettik.
Sahil kenarında gezdik. Kardeşim yemek yiyebileceğimiz bir yer baktı. Annem yoruldu. Giderde gider artık dedi. Fazla gitmedik en yakınımızdaki yere oturduk. Giritli Restoran.
Yemekleri çok güzel ve uygundu.
Denizi harika. Su billur gibi tertemiz.
‘Sevdiğin her şeyi er ya da geç kaybedeceksin, ama sonunda sevgi başka bir surette geri dönecek.’ Kafka
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
29 Nisan 2012 Pazar
İzmir-Kaynaklar
22nisan2012-pazar
Hasta olan annemin açılması moral bulması için gezdirme planlarımız devam ediyor.
Kardeşim soruyor-Anne seni Karşıyakaya götürelim
Annem-olmaz
K-Gümüldüre götürelim
A-olmaz
K-Kaynaklara götürelim
A-olur.
Seviniyoruz bir isteği olduğu için. Taksi tutuyoruz. Öne annemi oturtuyoruz. Arkaya üç kardeş kuruluyoruz. Babam gelmiyor. Kaynaklarda köylülerimiz var. Her zaman onların yerine giderdik. bu sefer köy meydanına gidelim diyoruz. Memleketlilerin yeride dolu zaten önünden geçiyoruz.Hafta sonu olduğu için her yer dolu.
Eskiden tütün ekilirmiş. Yasaklanınca Köy halkı kahvaltılık, gözleme yapılabilen yerler açmış yol boyunca ve müşterileride bol. Zeytin ağaçlarıda var. Zeytinyağıda satıyorlar. Hayvancılıkda azda olsa yapılıyor.
Köy meydanında asırlık ağaçlar var. Yaprakları meydanın üstünü kaplamış. Doğal güneş şemsiyesi olmuş.
Sessiz sakin bir ortam. Kafasını dinlemek isteyen gelmiş. İsteyen yiyeceğini kendi getirmiş, isteyen oradan köy pazarından almış. Meydanın çevresinde Çay ve yemek servisi yapan dükkanlar var ve çok ucuz.
Köy halkı ağacın dörtbin yıllık olduğunu söylüyorlar. 17 yıl önce 980 yıllık dendiğine göre şimdi 997 yıllıktır.
Çocuklar sol taraftaki oyuktan ağacın içine girip ortadaki oyuktan çıkıyor.
Bi baştan bi başa ağaç çok geniş.
Bizde yandaki lokantadan kiremitte köfte söyledik. Yanında ayran ve pide geldi.
Bir porsiyonda 6-7 köfte vardı bitiremedik. Pidelerde nefisti. porsiyon fiat 7,5 lira oluncada şaşıdık çok ucuz ve güzeldi. bir bardak çayda 50 kuruş.
Yiyemediklerimizi paket ettirip eve götürdük. Babam afiyetle yedi.
Sessiz sakin ağaçların altında ruhumuzu dinlendirdik.
Köyün hanımları hafta sonu köy ürünleri satışı yanında gözleme açarakda aile bütçesine katkıda bulunuyorlar.
Hem pazarı gezdik hem suyun yanındaki keçilerin resimlerini çektim.
Kardeşimin çektiği resimler
Kaynakların kaynağındanda suyumuzu içtik.
Hasta olan annemin açılması moral bulması için gezdirme planlarımız devam ediyor.
Kardeşim soruyor-Anne seni Karşıyakaya götürelim
Annem-olmaz
K-Gümüldüre götürelim
A-olmaz
K-Kaynaklara götürelim
A-olur.
Seviniyoruz bir isteği olduğu için. Taksi tutuyoruz. Öne annemi oturtuyoruz. Arkaya üç kardeş kuruluyoruz. Babam gelmiyor. Kaynaklarda köylülerimiz var. Her zaman onların yerine giderdik. bu sefer köy meydanına gidelim diyoruz. Memleketlilerin yeride dolu zaten önünden geçiyoruz.Hafta sonu olduğu için her yer dolu.
Eskiden tütün ekilirmiş. Yasaklanınca Köy halkı kahvaltılık, gözleme yapılabilen yerler açmış yol boyunca ve müşterileride bol. Zeytin ağaçlarıda var. Zeytinyağıda satıyorlar. Hayvancılıkda azda olsa yapılıyor.
Köy meydanında asırlık ağaçlar var. Yaprakları meydanın üstünü kaplamış. Doğal güneş şemsiyesi olmuş.
Sessiz sakin bir ortam. Kafasını dinlemek isteyen gelmiş. İsteyen yiyeceğini kendi getirmiş, isteyen oradan köy pazarından almış. Meydanın çevresinde Çay ve yemek servisi yapan dükkanlar var ve çok ucuz.
Köy halkı ağacın dörtbin yıllık olduğunu söylüyorlar. 17 yıl önce 980 yıllık dendiğine göre şimdi 997 yıllıktır.
Çocuklar sol taraftaki oyuktan ağacın içine girip ortadaki oyuktan çıkıyor.
Bi baştan bi başa ağaç çok geniş.
Bizde yandaki lokantadan kiremitte köfte söyledik. Yanında ayran ve pide geldi.
Bir porsiyonda 6-7 köfte vardı bitiremedik. Pidelerde nefisti. porsiyon fiat 7,5 lira oluncada şaşıdık çok ucuz ve güzeldi. bir bardak çayda 50 kuruş.
Yiyemediklerimizi paket ettirip eve götürdük. Babam afiyetle yedi.
Sessiz sakin ağaçların altında ruhumuzu dinlendirdik.
Köyün hanımları hafta sonu köy ürünleri satışı yanında gözleme açarakda aile bütçesine katkıda bulunuyorlar.
Hem pazarı gezdik hem suyun yanındaki keçilerin resimlerini çektim.
Kardeşimin çektiği resimler
Kaynakların kaynağındanda suyumuzu içtik.
28 Nisan 2012 Cumartesi
23 Nisan Tatilinde İzmir
23 Nisan tatilinde kardeşlerimle İzmire gittik. Annem rahatsızlandığı için moral vermeye gittik. Küçüklüğümüzdeki gibi çekirdek aileyi oluşturduk. Ablam, ben ve kardeşim eşlerimiz ve çocuklarımız olmadan ana evindeydik. Annemin rahatsızlığı şekerinin düşmesinden dolayı gece bütün vücudunun hissizleşmesi, düşünebildiği halde konuşamaması, durumunu yan odada yatan babama duyuramaması.
"Ölüm söylendiği gibi zebanilerin gelip canını alması gibi değil" diyor. "Vücudun ayaklardan yukarı doğru hissizleşiyor, hiç bir şey hissetmiyorsun. Boynuma kadar hissizlik geldi ve ben çocuklarıma hasret gideceğim diye üzüldüm. Dualar ettim, ölmek istemiyorum dedim. kıpırdanmaya çalıştım. Bağırdım çok bağırdım ama sesim çıkmadı. Sonra koluma can geldi. Duvara vurmaya çalıştım, duyuramadım. Kendimi yere attım.Kapıya doğru sürüklenmeye çalıştım. Kapıdaki terlikle kapının kolunu çekip kapıyı kındırdım. Baban sesimi duydu ve acile götürdü" dedi. Babamsa gece tuvalete kalkmış ve hafif gürültü duymuş "hanımı kontrol edeyim" demiş. "bir baktım ki yerlerde sürünüyor." diyor.
Ambulans çağırdıkları halde gelmemiş. Komşunu arabası ile hastaneye gitmişler ve serum bağlanmış. Şekeri çok düştüğü için olmuş bu olanlar. Annem biraz kilo vereyim diye ekmeği tamamen kestim diyor.
Ayakları zaten ağrıyordu. Yürümekte zorlanıyor. Otobüse taksiye binemiyor. Yeni baston aldık ona bastonundan utanıyor. Ayakları için fizik tedavi uygulanıyor.
Annem yürümeyi çok sever. Gençliğinde öyle hızlı yürürdüki ben yetişemez arkasından koştururdum. Şimdi hızlı yada normal yürüyemiyor, gezemiyor diye üzülüyor.
Resmini çekerken zorla gülümsettik. Anne gülümse diye diye bu kadar gülümsedi bize. Çok durgun duruyor.
Bütün kış evde kapalı kaldı. Hasta olmamak için dışarı çıkamadı. Ki annemde babamda günlük yürüyüşlerini sporlarını yaparlar. Komşu ilişkileride eskisi gibi değil. Bizlerde uzağız. İyice canı sıkılmış anacığımın.
Babam sabah beşte kalkar hareketlerini yapar, saat altıda yürüyüşe gider. sekizde eve gelir. kahvaltıdan sonra kahveye gider arkadaşları ile görüşür. Annemse dışarı çıkamayınca canı sıkılır.
Anneme seni gezdirelim dedik. İstemem diye tutturdu. Ayaklarım ağrıyor, merdiven çıkamıyorum, arabaya binemiyorum dedi. Siz gidin gezin dedi. Bir türlü çıkaramadık. Üç kardeş çıktık.
Taksiyle Varyanttan konağa indik. Özlediğimiz İzmiri resimledik.
---
İzmirin vazgeçilmezi saat kulesi
Üst geçitten Konak'ın görünüşü
Kordonboyunda Karakol
Kordonboyunda Pasaport binası
Kumru ve gevrek çekmeden olmaz
Arka planda faytonlar
Ablam aşçı olduğu için yemekleri o yaptı. bende bulaşıkları yıkadım. Kahvaltıda çorba, gevrek, boyoz, peynir, zeytin vazgeçilmezimizdi. Annem yediklerine dikkat ediyor artık.
Erti gün annemi ikna edip Kaynaklara götürdük.
"Ölüm söylendiği gibi zebanilerin gelip canını alması gibi değil" diyor. "Vücudun ayaklardan yukarı doğru hissizleşiyor, hiç bir şey hissetmiyorsun. Boynuma kadar hissizlik geldi ve ben çocuklarıma hasret gideceğim diye üzüldüm. Dualar ettim, ölmek istemiyorum dedim. kıpırdanmaya çalıştım. Bağırdım çok bağırdım ama sesim çıkmadı. Sonra koluma can geldi. Duvara vurmaya çalıştım, duyuramadım. Kendimi yere attım.Kapıya doğru sürüklenmeye çalıştım. Kapıdaki terlikle kapının kolunu çekip kapıyı kındırdım. Baban sesimi duydu ve acile götürdü" dedi. Babamsa gece tuvalete kalkmış ve hafif gürültü duymuş "hanımı kontrol edeyim" demiş. "bir baktım ki yerlerde sürünüyor." diyor.
Ambulans çağırdıkları halde gelmemiş. Komşunu arabası ile hastaneye gitmişler ve serum bağlanmış. Şekeri çok düştüğü için olmuş bu olanlar. Annem biraz kilo vereyim diye ekmeği tamamen kestim diyor.
Ayakları zaten ağrıyordu. Yürümekte zorlanıyor. Otobüse taksiye binemiyor. Yeni baston aldık ona bastonundan utanıyor. Ayakları için fizik tedavi uygulanıyor.
Annem yürümeyi çok sever. Gençliğinde öyle hızlı yürürdüki ben yetişemez arkasından koştururdum. Şimdi hızlı yada normal yürüyemiyor, gezemiyor diye üzülüyor.
Resmini çekerken zorla gülümsettik. Anne gülümse diye diye bu kadar gülümsedi bize. Çok durgun duruyor.
Bütün kış evde kapalı kaldı. Hasta olmamak için dışarı çıkamadı. Ki annemde babamda günlük yürüyüşlerini sporlarını yaparlar. Komşu ilişkileride eskisi gibi değil. Bizlerde uzağız. İyice canı sıkılmış anacığımın.
Babam sabah beşte kalkar hareketlerini yapar, saat altıda yürüyüşe gider. sekizde eve gelir. kahvaltıdan sonra kahveye gider arkadaşları ile görüşür. Annemse dışarı çıkamayınca canı sıkılır.
Anneme seni gezdirelim dedik. İstemem diye tutturdu. Ayaklarım ağrıyor, merdiven çıkamıyorum, arabaya binemiyorum dedi. Siz gidin gezin dedi. Bir türlü çıkaramadık. Üç kardeş çıktık.
Taksiyle Varyanttan konağa indik. Özlediğimiz İzmiri resimledik.
---
İzmirin vazgeçilmezi saat kulesi
Üst geçitten Konak'ın görünüşü
Kordonboyunda Karakol
Kordonboyunda Pasaport binası
Kumru ve gevrek çekmeden olmaz
Arka planda faytonlar
Ablam aşçı olduğu için yemekleri o yaptı. bende bulaşıkları yıkadım. Kahvaltıda çorba, gevrek, boyoz, peynir, zeytin vazgeçilmezimizdi. Annem yediklerine dikkat ediyor artık.
Erti gün annemi ikna edip Kaynaklara götürdük.
27 Nisan 2012 Cuma
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23nisan 1943 yılından bir fotoğraf yayınlamış TARİH DERGİSİ
Ne kadar güzel.
Bu gün okulumuzda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Şenlikleri yapıldı.
TBMM açılşı ve savaşta ana-babasını kaybeden çocukların himayesini sağlamak için Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen milli bayramımızın kutlamaları yanında şenlikleride yapıldı.
Bahçede kurulan platforma önce efeler çıkıp gösteri yaptı.
Sonra yöremiz folkloru oynandı.
Trabzon yöresi folkloru oynandı.
Güncel danslardan örnekler yapıldı.
Veliler gösterileri ilgi ile izledi.
Gösterisini bitiren bir minik öğrenci arkadaşıyla poz verirken...
Gösteriler bitince güncel müzikle seyreden öğrencilerde oynayıp stres attılar, eğlendiler.
Ne kadar güzel.
Bu gün okulumuzda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Şenlikleri yapıldı.
TBMM açılşı ve savaşta ana-babasını kaybeden çocukların himayesini sağlamak için Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen milli bayramımızın kutlamaları yanında şenlikleride yapıldı.
Bahçede kurulan platforma önce efeler çıkıp gösteri yaptı.
Sonra yöremiz folkloru oynandı.
Gösteriler bitince güncel müzikle seyreden öğrencilerde oynayıp stres attılar, eğlendiler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



















































